Bugun...


İYİ PARTİ KDZ.EREĞLİ İLÇE BAŞKANI İSMAİL İŞİKÇELİK, OYAK, ERDEMİR YENİ ÜST YÖNETİMİNE SESLENDİ
Vatandaş ve esnaflarımızın problemlerini tespit edip çözüm arama misyonu ile hareket eden Partimizin ilçe başkanı olarak; öncelikle OYAK ve ERDEMİR’in üst yönetim kadrosuna gelen yöneticilerimizi kutlar, görevlerinde başarılar dileriz.

İYİ PARTİ KDZ.EREĞLİ İLÇE BAŞKANI İSMAİL İŞİKÇELİK,  OYAK, ERDEMİR  YENİ ÜST YÖNETİMİNE SESLENDİ

Vatandaş ve esnaflarımızın problemlerini tespit edip çözüm arama misyonu ile hareket eden Partimizin ilçe başkanı olarak; öncelikle Oyak ve Erdemir’in üst yönetim kadrosuna gelen yöneticilerimizi kutlar, görevlerinde başarılar dileriz.

Yazımızda bahsedeceğimiz konular, önceki yöneticilere çeşitli vesilelerle iletilmesine rağmen maalesef gerekenler yapılmadı.

Yeni gelen üst yönetimin vatan millet sevdalısı, ticaretin ve kurumun içinden gelen tecrübeli şahsiyetler olduğu, geçmişteki hizmetlerinden anlaşılmaktadır. Bu yeni yöneticilerimiz sorunların çözümünde bizlere umut olmaktadır.

Erdemir’in özelleştirilme sürecine bakarsak, özelleştirilmesine karşı olan yerel halk Oyak gibi milli bir kuruluşumuza satılmasına olumlu yaklaşmıştır. Sonrasında yaşanan olumsuzluklar ve Erdemir’in Ereğli’ye yüzünü dönmemesinden dolayı maalesef hayal kırıklığı yaşatmıştır.

Bizler Oyak’ın çıkarları doğrultusunda faaliyet göstermesi gerektiğine inanıyoruz. Fakat her büyük kuruluşun faaliyet gösterdiği bölgede üstlenmesi gerektiği sosyal sorumlulukları olduğunu, yerel vatandaş ile esnafına pozitif ayrımcılık göstermesi gerektiğini de savunmaktayız.

Çünkü Erdemir’in faaliyetleri sırasında oluşan hava ve ses kirliliği, trafik sıkışıklığı vb olumsuzlukları buranın halkı yaşamaktadır. Bu nedenle Erdemir’in yerel halka gerekli katkılarının olması gerektiğini düşünmekteyiz.

Yanlış anlaşılmasın, kimseye işini öğretmek amacında değiliz, önerilerimizi çözüm için  dile getirmekteyiz.

Bu sosyal sorumluluklar her yıl Erdemir’in elde edeceği kârın belirli bir oranının ayrılarak kullanılması ile mümkün olacaktır. İnanın çalışanlar, bu sistemdeki kârlılığın yerel halka dönmesi düşüncesi ile daha verimli çalışacaktır. Dolayısıyla hem Ereğli hem de Oyak kazanacaktır.  Milli değerimiz olan Oyak Kuruluşu toplumun gözünde daha prestijli gözükecektir.

Parti olarak hiçbir zaman kolaya kaçıp sadece eleştirmedik. Burada olduğu gibi çözüm yollarını da önerdik.

Gelelim geçmiş yöneticilerin ısrarla yaptıkları yanlış uygulamalara;

Erdemir’in döviz bazlı fiyat listesinin o günkü kur üzerinden TL ye çevrilmek suretiyle ödenmesine mukabil gerçekleştirilen satış politikası var iken, Ülkemizdeki yüksek Enflasyonist ortamda Erdemir’in yerel müteahhitlere 60, yerel esnaflarına 90 gün vade ile ödeme yapmasının kabul edilir bir tarafı olabilir mi? Birde bu hizmetlerin yaklaşık 30 gün vücuda getirilmesi için geçen zamanı eklersek, 90-120 gün gibi uçuk vadeler söz konusu olur. Bu işleyişi savunan bazı yöneticiler ona göre fiyat versinler diyeceklerdir. Ülkemizin yaşadığı ekonomik sıkıntılarla boğuşan esnafın bunları göz önünde bulundurarak yaklaşmasını beklemek bizce iyi niyet değildir. O zaman bu görüşü savunan idarecilere de bu vadelerde maaşları ödeneceği söylenerek ödensin. Acaba kaçı biz böyle çalışmayız diyeceklerdir. İşte burada önemli olanın yönetici olmak olmadığı, empati yapabilmek olduğu ortaya çıkmaktadır.

Hak sahiplerinin parasını kullanarak elde ettikleri faiz getirisi ile üstlerine hoş geçinmeye kalkan bu yöneticilerin dayatmacı uygulamalarına Oyak Yönetiminin tenezzül edeceğine inanmıyoruz.

Her ihaleye Erdemir’in prosedürü ve işleyişini bilmeyen, ekstra getireceği maliyetleri bilmeyen yabancı katılımcıları davet ederek ihale yapmak da objektif yaklaşım değildir. Bu yaklaşımı maalesef rekabet ortamı yaratma olarak değerlendiremiyoruz. Çünkü sonuçta bahsettiğimiz maliyetleri ve zorlukları bilmediğinden zarar edip gitmekte hem kendine hem de işi layıkıyla yapacak kişilere de sebep olmaktadır.  Bu döngü böyle devam edip gitmektedir, çünkü ekonomik ortamın kötülüğü her ihaleye süreci bilmeyen yeni tedarikçilerin katılmasını doğurmaktadır.

Yerli esnafa, tedarikçilere bu şekilde yaklaşılır iken büyük çaplı ihalelere iştirak edenlere her türlü taviz verilerek yüksek fiyatlardan işler verilmektedir. Yerel firmaya A liraya yaptırılan bir iş kalemi bahsi geçen firmalara 30 A gibi fiyatlara yaptırıldığı bilinmektedir. Hatta yaptığı işin keşifte pozu olmasına rağmen Endüstriyel Kalıp gibi tanımlar uydurularak haksız fiyatlardan tahsilatlar yapmaktadırlar. Fiyat farkları, ilave süreler bu sözü geçen tedarikçilere sunulmakta, küçük ölçekli tedarikçiler mağdur edilmektedir. Böyle bir çarpık işleyişte yerel tedarikçinin gördüğü zülüm olmuş olmuyor mu? Aslında hakkaniyetli işleyişi sağlamak için bu iddialarında yeni yönetimce araştırılması, İstanbul’un geçmiş yöneticilerinin irdelenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Kopyala yapıştır mantığıyla, gerekli özeni göstermeyen yetkililerin yaptığı ihaleler ile zarar eden tedarikçi ve yükleniciler olmaktadır. Ben istiyorum, ihale dosyasına konulacak mantığı ile işin fiyatlandırmasına hiçbir katkı sağlamayacak ekler istenmektedir. Oysa istenilen ve gerçekle ilgisi olmadan sunulan bilgilerle ihale fiyatını mukayese etmeye kalkmak kolaycılığa kaçmak ve yanlış sonuçlar doğurmaktadır. Eğer verilen teklifleri irdelemek istiyorsan, Devlet ihalelerinde olduğu gibi yaklaşık maliyeti idare olarak çıkarırsın. Tabi bu çalışmayı yapacak ehil olmayan kadroları işin başına koyarsan işleyiş böyle yanlış sonuçlar doğurur.

Yine 1-3-5 ay gibi kısa süreli işlerde 3 yıl gibi kesin teminat mektubu istemeyi hiçbir mantık ile örtüştürememekteyiz. Erdemir’in müteahhitlere gereksiz maliyet yükleyip bankalara katkı sağlamak gibi bir amacı mı var? Zaten yüklenici yaptığı işten yasal olarak 5 yıl sorumludur.

Yine hak edişlerde istenen firmanın mahremiyetine aykırı ücret ödemelerine ilişkin banka ödemeleri, Erdemir’in görev alanına girmemektedir. Eksik bir işçilik ödemesi söz konusu ise Devletin SGK kurumu gerekli takibi yapıyor. Eğer çalışanın alacağı söz konusu ise hak edişte istenilen prosedürler tutanaklar konuluyor, ayrıca bankaya yapılan ödeme dekontunun istenmesi kabul edilemez. Eğer bir problem söz konusu ise yargı ve hukuk gereğini ülkemizde yapıyor. Buna rağmen Erdemir’in yetkililerinin devam ettirdiği bu işleyiş, kendilerine gereksiz Devletten görev çalma olarak nitelendiriliyor.

Eskiden tedarikçiler, yükleniciler ile işleyişte aksama, mağduriyet yaşanmaması için ara ara toplantılar yapılır, öneriler konuşulur, çözümler üretilirdi. Oysa yazımızda dile getirdiğimiz hususları bırakın soranları, bin bir güçlükle bir şekilde iletildiği halde değişen hiçbir şey olmamaktadır.

Özellikle Oyak Güvenliğin akıl mantıkla örtüşmeyen uygulamaları, içeride yapılmak istenen işlerin hızına büyük sekte vurmaktadir. Sözde güvenliği sağlamak adına yapılanlar verimi düşürmekte maliyetleri arttırmaktadır. Kapı girişlerindeki çifte standart mobbing olarak dava konusu olacak cinstendir.

Bu detaylı anlatımların, kulaktan dolma bilgiler ile olmadığını okuyanlar anlayacaklardır. Biz parti olarak kulaktan dolma bilgilerle hareket etmeyiz. Sorunları mağdurlardan detaylı araştırıp ortaya koymaktayız.

Aslında yazılacak çok konu var. Yukarıda dile getirilen özet konularda sorunun asıl kaynağı ortaya çıkmaktadır.

Tek amacımız gözbebeğimiz olan Erdemir ve milli kuruluşumuz olan Oyak ile insanı değerlere yakışır bir birlikteliği  oluşturabilmektir.

Umarım yeni göreve gelen Üst yönetimin bahsettiğimiz hususların çözümünde gayretlerini ve daha yaşanabilir bir ülke olarak katkılarını görürüz.

Her zaman müteşebbislerimiz ile katkı sağlamaya yönelik her türlü diyaloğa açık olduğumuzu bildirir çalışmalarında başarılar dileriz. Saygılarımızla.

İYİ PARTI KDZ. EREĞLİ İLÇE BAŞKANI

İSMAİL İŞİKÇELİK

 

 

 

 




Bu haber 1355 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Birol OCAKCİ
12-08-2025 10:56:00

Başkanım fabrikaya işçi alınacağı zaman Ereğli'nin çocuklarınida deginesydiniz çoğunlukla hep dışarıdan gelenler işe aliniyor

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
FOTO GALERİ
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
SON YORUMLANAN HABERLER
YUKARI